Çocukların Bağışıklık Sistemleri

Bağışıklık sistemi insanı vücud için zararlı mikroorganizmalardan koruyan ve bellek sistemi olan dinamik bir sistemdir, vücudun savunma mekanizmasıdır. Bu sistemin eksik çalışması sonucunda sık tekrarlayan enfeksiyonlar meydana gelmektedir. Ancak sık tekrarlayan enfeksiyonu olan çocukların çoğunda bir bağışıklık yetmezliği durumu söz konusu değildir, bağışıklık sisteminin güçsüz olduğunu göstermez.

Çocuklardaki sık tekrarlayan enfeksiyonların en sık nedeni genellikle çocuğun yaşadığı ortamda bulunan enfeksiyöz ajanlarla sık tekrarlayan maruziyettir.

Bağışıklık sistemi nasıl oluşuyor?

1- Anne karnındaki bebeğe anneden hastalıklardan koruyucu atikorlar geçmekte ve doğumdan sonraki ilk 6 ay bu antikorlar bebeği hastalıklara karşı korumaktadır.
2- Bebeğin normal yolla doğması barsaklarda ve ciltte ömür boyu sürecek olan sağlam bir probiyotik flora oluşmasına neden olmakta ki bu durum çok önemli bir bariyer oluşturmaktadır. Sağlıklı bir floranın pek çok yararından en önemlisi de vücuda girecek toksinlerin ve mikroorganizmaların girişinin engellenmesidir.
3- Anne sütü antikorlar ve bağışıklık destekleyici maddeler açısından çok zengindir. Özellikle kolostrum denilen ilk süt bol miktarda bağışıklık elemanı ve bağışıklığı destekleyici madde içerir, doğar doğmaz verildiğinde ve anne sütünün devamı sağlandığında sağlam bir bağışıklık sisteminin temmelleri atılmış olur. Bebeğin doğumdan sonra ilk yarım saat içinde emzirilmesi, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmesi, ek besinlere geçişin zamanında yapılması, dengeli beslenilmesi, anne sütü ile beslenmenin 2 yaşına kadar devam edilmesi yukarıda sözü geçen barsak florasının sağlamlığı ve devamlılığı açısından önemlidir.
4- Aşıların zamanında ve tam olarak uygulanması, mikroorganizmalara karşı bağışıklık sisteminin bellek hücreleri ve antikor oluşturmasına, tekrar aynı mikrop ile karşılaştırıldığında hızlı bir bağışık yanıt ile o hastalığın yok edilmesini sağlamaktadır. Son yıllarda pek çok enfeksiyöz ajana karşı aşı üretilmiştir ve bu sayede pek çok hastalıktan korunmak mümkündür. Aşı yaptırmak sanılanın aksine bağışıklık sistemini daha güçlü kılar.
5- Hijyen- bağışıklık arasındaki ilişki:
ilk 6 ay bebeğin bağışıklık sistemi zayıftır. Anne karnında bebeğe anneden geçen antikorlar ve anne sütünde devam eden bağışıklık destekleyici elemanlar bebeği hastalıklardan korur. Bu nedenle bu dönemde hijyen kurallarına dikkat edilmeli ve hastalıklardan korunmalıdır. 6. aydan sonra etrafla ilgilenmesi, herşeye dokunması engellenmemeli, çocuğun yaşadığı yerde aşırı steril bir ortam yaratılmaya çalışılmamalıdır. Fazla korumacı ve steril ortamlarda büyüyen çocukların bağışıklık sistemi yeterince gelişemediği için daha sık ve daha ağır geçirme riskleri vardır. Çocuk ne kadar çok yaşadığı çevre ile ilişkide ve yaşıtları ile oynuyor, toprak ile oynuyor ise o kadar güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olur. Bu bağlamda kreşe giden çocuklar eğer evde çok korumacı ve steril bir ortamda büyümüşler ise doğal olarak kreşin ilk yıllarında birçok mikroorganizma ile karşılaşacak ve daha sık enfeksiyon geçirecektir.

Çocukların bağışıklığını güçlendirmek için neler yapılabilir

Normal yolla doğum, anne sütü ile beslenme, ek besinlere zamanında ve dengeli olarak başlanması, aşılarının tam ve zamanında yapılması, çocuğun aşırı korumacı bir yaklaşımdan uzak büyütülmesi ile sağlam bir bağışıklığın temelleri atılmış oluyor. Bütün bunlara ek olarak bağışıklık sistemini güçlendirmek için neler yapılabilir?

Çocukların yaşlarına uygun kaloriyi sağlayan 5-6 öğünden oluşan dengeli beslenmesi bağışıklığı olumlu yönde etkiler. Çocuğun beslenmesinde karbonhidrat, protein, yağlar, vitamin, mineral ve eser elementlerin hepsinin dengeli bir şekilde yer alması önemlidir. K arbonhidratların aşırı tüketilmesi, rafine olmuş yada raf ömrü uzatılmış besinlerin diyette sıkça yer alması bağışıklığı olumsuz etkiler.

Sebze ve meyveler içerdikleri vitaminler (A,C,E,D ) yoluyla bağışıklığımızı güçlendirirler. Bunların mevsiminde ve çoğunlukla çiğ olarak tüketilmesi önemlidir. Soğan ve sarımsağın bağışıklığı güçlendirici ve antimikrobiyal etkilerinin olduğu bilinmektedir. Sarı ve koyu yeşil yapraklı sebze ve meyveler A vitamini açısından, turunçgiller C vitamini açısından zengindir. Özellikle kış mevsiminde günde 2 mandalina yada bir portakal ile günlük C vitamini ihtiyacı karşılanır ve mutlaka tüketilmesi gerekir. E vitamini kuruyemiş, zeytin, zeytinyağı ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. D vitamini savunma için gereklidir, güneşin çok yakıcı olmadığı saatlerde güneşe çıkmak, mümkün olduğunca her gün çocukların güneşte oynamaları ve yazın bol bol güneşlenmeleri sağlanmalıdır.

Selenyum karides, mantar, dana ve kuzu ciğeri, somon ve ton balığında bulunur, önemli bir antioksidan ve eser elementtir, alımına özen gösterilmelidir.

Demir eksikliği ülkemizde önemli bir problemdir, bağışıklığı olumsuz etkiler. Demir kırmızı et, yumurta, pekmez, kuru üzüm, bakliyat ve bazı yeşil sebzelerde bulunur. Hayvansal gıdalardan demir emilimi daha fazla olduğundan kırmızı et en az haftada bir kez tüketilmelidir.

Mayalı ürünler (yoğurt, ayran, kefir..vs) içerdikleri probiyotikler prebiyotikler ile bağışıklığımızı güçlendirir ve mutlaka diyette yer alması gereken besinlerdir.

Son olarak çocukların dengeli ve yeterli beslenmesi bağışıklık destekleyici olarak üretilen ilaçlardan çok daha önemlidir. Bu ilaçların, yan etkileri, etkin miktarları henüz tam olarak bilinmemektedir.